top of page

Kadın ve Erkek Çalışanlar Arasında Ücret Konusunda Cinsiyete Dayalı Ayrım Yapılabilir mi?

  • Yazarın fotoğrafı: Mehmet Baykan
    Mehmet Baykan
  • 4 saat önce
  • 3 dakikada okunur
Kadın ve Erkek Çalışanlar Arasında Ücret Konusunda Cinsiyete Dayalı Ayrım Yapılabilir mi?
Kadın ve Erkek Çalışanlar Arasında Ücret Konusunda Cinsiyete Dayalı Ayrım Yapılabilir mi?

4857 Sayılı İş Kanunu’na Göre Ücrette Eşitlik İlkesi

Çalışma hayatında ücrette eşitlik, hem hukuki hem de sosyal açıdan büyük önem taşıyan temel ilkelerden biridir. Özellikle kadın ve erkek çalışanlar arasında ücret farklılıkları, uygulamada sıkça tartışılan ve hukuki uyuşmazlıklara konu olan bir alanı oluşturur. Bu noktada en çok merak edilen soru şudur: Kadın ve erkek çalışanlar arasında ücret konusunda cinsiyete dayalı ayrım yapılabilir mi?


Bu yazıda, ücrette cinsiyet ayrımı konusu; 4857 sayılı İş Kanunu, eşit davranma ilkesi ve uygulamadaki sonuçları çerçevesinde detaylı şekilde ele alınacaktır.


Ücrette Eşit Davranma İlkesinin Hukuki Dayanağı

4857 sayılı İş Kanunu’nun 5. maddesi, iş hukukunda eşit davranma ilkesini açıkça düzenlemiştir. Bu maddeye göre işveren; dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç gibi nedenlerle ayrım yapamaz. Aynı maddede cinsiyet nedeniyle ücret farklılığı yapılamayacağı açıkça vurgulanmıştır.

Kanuna göre;

“Aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz.”

Bu düzenleme, kadın ve erkek çalışanlar arasında ücret konusunda mutlak eşitlik ilkesini getirmektedir. İşveren, yalnızca çalışanın kadın veya erkek olması nedeniyle farklı ücret belirleyemez.

Bu yönüyle ücrette eşitlik ilkesi, iş hukuku açısından emredici bir kural niteliğindedir.


Aynı İş – Eşit Değer Kavramı Ne Anlama Gelir?

Ücrette cinsiyete dayalı ayrım yasağının uygulanabilmesi için “aynı iş” veya “eşit değerde iş” kavramlarının doğru anlaşılması gerekir. Aynı iş, çalışanların birebir aynı görevleri yerine getirmesini ifade eder.


Eşit değerde iş ise görev tanımı birebir aynı olmasa bile;

  • Benzer sorumluluklar içeren

  • Aynı düzeyde bilgi ve deneyim gerektiren

  • Benzer çalışma koşullarında yapılan


işleri kapsar. Bu tür işler için kadın ve erkek çalışanlara farklı ücret ödenmesi hukuka aykırıdır.

İşveren, ücret farklılığını haklı kılmak istiyorsa bunu cinsiyet dışındaki objektif nedenlere dayandırmak zorundadır.


Ücret Farklılığı Hangi Durumlarda Hukuka Uygundur?

Kadın ve erkek çalışanlar arasında ücret farklılığı her durumda yasak değildir. Ancak bu farklılık, kesinlikle cinsiyete dayanmamalıdır. Ücret farkını haklı kılan bazı objektif nedenler şunlardır:


  • Kıdem farkı

  • Eğitim ve mesleki yeterlilik

  • Performans ve verimlilik

  • Sorumluluk ve yetki düzeyi


Bu kriterlere dayanan ücret farklılıkları, eşit davranma ilkesine aykırılık oluşturmaz. Burada önemli olan, ücret farkının nesnel ve ispatlanabilir nedenlere dayanmasıdır.


Aksi hâlde ücrette cinsiyet ayrımı söz konusu olur ve bu durum hukuki yaptırımlara yol açar.


Ücret Konusunda Cinsiyete Dayalı Ayrımın Sonuçları Nelerdir?

Kadın ve erkek çalışanlar arasında ücret konusunda cinsiyete dayalı ayrım yapılması hâlinde, işveren açısından ciddi sonuçlar doğar. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 5. maddesi, bu durumda işçiye ayrımcılık tazminatı talep etme hakkı tanır.


Ayrımcılık tazminatı, işçinin dört aya kadar ücreti tutarında olabilir. Ayrıca işçi, mahrum kaldığı ücret farklarını da talep edebilir. Bu durum, işveren açısından hem mali hem de itibar kaybı anlamına gelir.


Bunun yanında idari para cezaları ve yargı süreçleri de gündeme gelebilir. Dolayısıyla ücrette cinsiyet ayrımı, işveren açısından ciddi bir hukuki risk alanıdır.


Kadın Çalışanlara Özgü Düzenlemeler Ücret Ayrımı Sayılır mı?

İş hukukunda kadın çalışanlara yönelik bazı özel düzenlemeler bulunmaktadır. Doğum izni, süt izni veya analık hâli gibi durumlar, koruyucu düzenlemeler kapsamında değerlendirilir.


Bu tür düzenlemeler, cinsiyete dayalı ayrım olarak kabul edilmez. Aksine, işçinin korunması ilkesinin bir sonucudur. Ancak bu süreçlerde kadın çalışanın ücretinin düşürülmesi veya farklı muameleye tabi tutulması hukuka aykırıdır.


Örneğin, doğum izni dönüşünde kadın çalışana daha düşük ücret teklif edilmesi açık bir ayrımcılık oluşturur.


Ücrette Cinsiyet Eşitliğinin Çalışma Hayatındaki Önemi

Ücrette cinsiyet eşitliği, yalnızca hukuki bir zorunluluk değil; aynı zamanda çalışma barışının ve sosyal adaletin temel unsurlarından biridir. Kadın ve erkek çalışanların eşit işe eşit ücret alması, işyerinde güven ve motivasyonu artırır.


Ayrımcılık algısının olduğu işyerlerinde iş tatmini düşer, verimlilik azalır ve iş gücü devri artar. Bu durum, uzun vadede işverenin de zararına olur.


Bu nedenle ücrette cinsiyet eşitliği, hem çalışanlar hem de işverenler açısından kazan-kazan sonucunu doğuran bir ilkedir.


Sonuç: Cinsiyete Dayalı Ücret Ayrımı Yapılamaz

Özetle, kadın ve erkek çalışanlar arasında ücret konusunda cinsiyete dayalı ayrım yapılması hukuken yasaktır. 4857 sayılı İş Kanunu, eşit değerde iş için eşit ücret ilkesini açıkça benimsemiştir.


Ücret farklılıkları ancak objektif, makul ve cinsiyet dışı nedenlere dayanıyorsa hukuka uygun kabul edilir. Aksi hâlde ayrımcılık söz konusu olur ve işveren ciddi yaptırımlarla karşılaşır.

Yorumlar


Kategoriler

bottom of page