top of page

İşveren Dışında Üçüncü Kişi Tarafından Yapılan Ödemeler Ücret Sayılır mı?

  • Yazarın fotoğrafı: Mehmet Baykan
    Mehmet Baykan
  • 4 gün önce
  • 3 dakikada okunur
İşveren Dışında 3. Kişiler Tarafından Yapılan Ödemeler Ücret Sayılır mı?
İşveren Dışında 3. Kişiler Tarafından Yapılan Ödemeler Ücret Sayılır mı?

4857 Sayılı İş Kanunu’na Göre Üçüncü Kişi Ödemelerinin Ücret Niteliği

Çalışma hayatında ücret çoğu zaman işveren tarafından ödenen bir bedel olarak düşünülür. Ancak uygulamada bazı sektörlerde, işçiye yapılan ödemeler doğrudan işveren tarafından değil, üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirilebilir. Bu durum özellikle bahşiş, servis bedeli, prim veya komisyon gibi ödemelerde karşımıza çıkar. Bu noktada sıkça sorulan soru şudur: İşveren dışında 3. kişiler tarafından yapılan ödemeler ücret sayılır mı?


Bu yazıda, üçüncü kişiler tarafından yapılan ödemelerin iş hukuku açısından ücret niteliği, 4857 sayılı İş Kanunu, Yargıtay uygulamaları ve ücret kavramının unsurları çerçevesinde detaylı şekilde ele alınacaktır.


İş Hukuku Açısından Ücret Tanımı ve Üçüncü Kişiler

4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesi, ücret tanımını yaparken önemli bir ayrıntıya yer vermiştir. Buna göre ücret;“Bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır.”


Bu tanımda açıkça görüldüğü üzere, ücretin mutlaka işveren tarafından ödenmesi şart değildir. Kanun koyucu, üçüncü kişiler tarafından yapılan bazı ödemelerin de ücret sayılabileceğini baştan kabul etmiştir.


Ancak her üçüncü kişi ödemesi otomatik olarak ücret niteliği kazanmaz. Ödemenin ücret sayılabilmesi için, iş karşılığı yapılması ve işçi–işveren ilişkisiyle bağlantılı olması gerekir.


Bu nedenle üçüncü kişilerden gelen ödemeler, somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.


Üçüncü Kişi Tarafından Yapılan Ödemeler Nelerdir?

Uygulamada işveren dışında üçüncü kişiler tarafından yapılan ödemeler farklı şekillerde karşımıza çıkar. En yaygın örnekler şunlardır:

  • Bahşişler

  • Servis bedelleri

  • Müşteri tarafından ödenen komisyonlar

  • Aracı firmalarca ödenen primler

  • Franchise veya taşeron ilişkilerinde yapılan ödemeler


Bu tür ödemeler, doğrudan işveren kasasından çıkmasa da işçinin yaptığı işle doğrudan bağlantılı olabilir. Bu bağlantı, ödemenin ücret sayılıp sayılmayacağını belirleyen temel kriterdir.


Özellikle hizmet sektöründe çalışan işçiler açısından üçüncü kişi ödemeleri, gelirlerinin önemli bir bölümünü oluşturabilmektedir.


Bahşiş ve Servis Bedelleri Ücret Sayılır mı?

Bahşiş ve servis bedelleri, üçüncü kişi ödemeleri arasında en çok tartışılan kalemlerdir. Müşteriler tarafından gönüllü olarak verilen bahşişler, kural olarak ücret sayılmaz. Çünkü bu ödemeler işverenin iradesi dışında ve tamamen gönüllülük esasına dayanır.


Ancak durum her zaman bu kadar net değildir. Eğer bahşişler;

  • İşveren tarafından toplanıyor

  • Belirli bir sisteme göre dağıtılıyor

  • Düzenli ve sürekli bir gelir hâline gelmişse


bu durumda Yargıtay uygulamalarında ücretin eki olarak değerlendirilebilmektedir. Aynı durum servis bedelleri için de geçerlidir.


Özetle, bahşiş ve servis bedellerinin ücret sayılıp sayılmaması; ödemenin sürekliliği ve işveren organizasyonu içinde yer alıp almadığına bağlıdır.


Komisyon ve Prim Niteliğindeki Üçüncü Kişi Ödemeleri

Bazı sektörlerde işçiler, işveren dışında üçüncü kişilerden komisyon veya prim alabilir. Örneğin satış temsilcileri, aracı firmalar veya müşteriler tarafından yapılan satışlar üzerinden ödeme alabilir.

Bu tür ödemeler, işçinin yaptığı işin doğrudan karşılığıdır ve çoğu zaman iş sözleşmesinin bir parçası olarak kabul edilir. Eğer komisyon veya prim;

  • İşçinin iş görme edimine bağlıysa

  • Düzenli olarak ödeniyorsa

  • İşverenin bilgisi ve onayı dâhilindeyse


iş hukuku açısından ücret veya ücretin eki olarak değerlendirilir.


Bu durumda söz konusu ödemeler, kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının hesabında dikkate alınabilir.


Üçüncü Kişi Ödemelerinin Ücret Sayılmasının Şartları

İşveren dışında üçüncü kişiler tarafından yapılan bir ödemenin ücret sayılabilmesi için bazı şartların bir arada bulunması gerekir. Bunlar:


  • Ödemenin bir iş karşılığı yapılması

  • İşçi–işveren ilişkisiyle doğrudan bağlantılı olması

  • Düzenli veya süreklilik arz etmesi

  • İşverenin bilgisi veya organizasyonu dâhilinde gerçekleşmesi


Bu şartlar yoksa, üçüncü kişi ödemeleri kural olarak ücret sayılmaz. Özellikle tamamen gönüllü ve düzensiz yapılan ödemeler, ücret kapsamı dışında kalır. Bu ayrım, işçilik alacaklarının doğru hesaplanması açısından büyük önem taşır.


Üçüncü Kişi Tarafından Yapılan Ödemelerin Hukuki Sonuçları

Üçüncü kişi ödemelerinin ücret sayılması veya sayılmaması, önemli hukuki sonuçlar doğurur. Ücret sayılan ödemeler;


  • Kıdem ve ihbar tazminatı hesabına dâhil edilir

  • Fazla mesai ve tatil ücretlerinde dikkate alınır

  • Ücret kesintisi ve haciz hükümlerine tabi olur


Ücret sayılmayan ödemeler ise bu sonuçları doğurmaz. Bu nedenle işçi ve işveren açısından, üçüncü kişi ödemelerinin niteliğinin doğru tespit edilmesi büyük önem taşır. Yanlış değerlendirme, işçi açısından hak kaybına; işveren açısından ise ciddi hukuki sorumluluklara yol açabilir.


İş Hukukunun Yaklaşımı: İşçinin Korunması

4857 sayılı İş Kanunu’nun üçüncü kişi ödemelerini ücret tanımı içine almasının temel amacı, işçinin korunmasıdır. İşçinin fiilen yaptığı işten doğan gelirlerin, kaynağına bakılmaksızın hukuki güvence altına alınması hedeflenmiştir.


Bu yaklaşım, özellikle hizmet sektöründe çalışan ve gelirinin önemli bir kısmını üçüncü kişi ödemelerinden elde eden işçiler için büyük önem taşır. Ancak bu koruma, her üçüncü kişi ödemesinin otomatik olarak ücret sayılması anlamına gelmez. Hukuki değerlendirme her zaman somut olayın özelliklerine göre yapılır.


Sonuç: Üçüncü Kişi Ödemeleri Her Zaman Ücret Sayılmaz

Özetle, işveren dışında 3. kişiler tarafından yapılan ödemeler her zaman ücret sayılmaz. Ancak bu ödemeler;

  • İş karşılığı yapılıyorsa

  • Sürekli ve düzenliyse

  • İşveren organizasyonu içinde yer alıyorsa


iş hukuku açısından ücret veya ücretin eki olarak kabul edilebilir. Bu nedenle üçüncü kişi ödemeleri değerlendirilirken, ödemenin kaynağı kadar niteliği ve iş ilişkisiyle bağlantısı da dikkate alınmalıdır.

Yorumlar


Kategoriler

bottom of page