Asıl Ücret ve Giydirilmiş Ücret Nedir?
- Mehmet Baykan

- 2 gün önce
- 3 dakikada okunur

Çalışma hayatında ücret kavramı, yalnızca işçiye ödenen aylık maaşla sınırlı değildir. İş hukuku uygulamalarında özellikle tazminat ve işçilik alacaklarının hesaplanması sırasında asıl ücret ve giydirilmiş ücret kavramları büyük önem taşır. Bu iki kavram arasındaki farkın doğru anlaşılması, hem işçi hem de işveren açısından ciddi hak ve yükümlülükler doğurur.
Asıl ücret ve giydirilmiş ücret ayrımı, 4857 sayılı İş Kanunu ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda şekillenmiş olup, uygulamada en çok uyuşmazlığa konu olan alanlardan biridir. Bu yazıda, asıl ücret ve giydirilmiş ücret kavramları ayrıntılı şekilde ele alınacaktır.
Asıl Ücret Nedir?
Asıl ücret, işçinin yaptığı iş karşılığında işveren tarafından nakit olarak ödenen temel ücreti ifade eder. Bu ücret, iş sözleşmesinde kararlaştırılan ve bordroda yer alan çıplak maaştır. İşçinin aylık, haftalık veya saatlik olarak aldığı ve süreklilik arz eden bu ödeme, asıl ücretin temelini oluşturur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesinde tanımlanan ücret kavramı, esasen asıl ücreti ifade eder. İşverenin işçiye yaptığı düzenli ve parasal ödeme, işçinin asıl ücretidir. Bu ücret, işçinin emeğinin doğrudan karşılığıdır.
Asıl ücretin en önemli özelliği, para ile ödenmesidir. Yemek, yol, servis gibi ayni yardımlar asıl ücret kapsamında değerlendirilmez. Bu tür ödemeler, işçinin çıplak maaşına eklenmiş olsa bile hukuken asıl ücret sayılmaz.
Asıl ücret, özellikle fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücretlerinin hesaplanmasında esas alınır. Bu nedenle asıl ücretin doğru belirlenmesi, işçilik alacaklarının sağlıklı hesaplanması açısından büyük önem taşır.
Giydirilmiş Ücret Nedir?
Giydirilmiş ücret, işçinin asıl ücretine ek olarak, süreklilik arz eden parasal ve parasal değeri olan menfaatlerin dahil edilmesiyle oluşan toplam ücrettir. Başka bir ifadeyle giydirilmiş ücret, işçinin işverenden düzenli olarak elde ettiği tüm menfaatlerin toplamıdır.
Giydirilmiş ücret hesaplanırken, yalnızca nakit ödemeler değil; işçiye sağlanan bazı ayni menfaatler de dikkate alınır. Yemek yardımı, yol yardımı, yakacak yardımı veya düzenli prim ve ikramiyeler, giydirilmiş ücretin kapsamına girebilir.
Burada önemli olan kriter, sağlanan menfaatin düzenli ve süreklilik arz etmesidir. Bir defaya mahsus yapılan yardımlar veya sosyal destekler, giydirilmiş ücret hesabına dahil edilmez. Yargıtay uygulamaları da bu yöndedir.
Giydirilmiş ücret, özellikle kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı hesaplamalarında esas alınan ücret türüdür. Bu nedenle giydirilmiş ücretin kapsamının doğru belirlenmesi, işçinin alacağı tazminat tutarını doğrudan etkiler.
Asıl Ücret ile Giydirilmiş Ücret Arasındaki Farklar
Asıl ücret ile giydirilmiş ücret arasındaki en temel fark, kapsamdır. Asıl ücret yalnızca işçinin çıplak maaşını ifade ederken, giydirilmiş ücret işçiye sağlanan ek menfaatleri de içine alır.
Asıl ücret, günlük çalışma karşılığında doğrudan ödenen bedeldir. Giydirilmiş ücret ise işçinin iş ilişkisi kapsamında elde ettiği tüm düzenli kazançların bir toplamıdır. Bu yönüyle giydirilmiş ücret, daha geniş bir kavramdır.
Hukuki açıdan bakıldığında, asıl ücret ile giydirilmiş ücret farklı hesaplamalarda esas alınır. Fazla mesai ve tatil ücretlerinde asıl ücret esas alınırken, tazminat hesaplamalarında giydirilmiş ücret dikkate alınır.
Bu ayrımın bilinmemesi, hem işçi hem de işveren açısından ciddi uyuşmazlıklara yol açabilir. Özellikle kıdem tazminatı hesaplamalarında yalnızca asıl ücretin esas alınması, işçinin hak kaybına neden olur.
Giydirilmiş Ücrete Dahil Edilen Ödemeler Nelerdir?
Giydirilmiş ücrete dahil edilen ödemeler, işçiye düzenli olarak sağlanan menfaatlerdir. Düzenli ödenen primler, ikramiyeler ve yakacak yardımları bu kapsamdadır.
Yemek ve yol yardımları da, parasal karşılığı belirlenebiliyorsa ve sürekli olarak sağlanıyorsa giydirilmiş ücrete dahil edilebilir. Ancak bu yardımların fiilen mi yoksa nakdi olarak mı sağlandığı önemlidir.
Düzensiz, tek seferlik veya sosyal yardım niteliği taşıyan ödemeler giydirilmiş ücrete dahil edilmez. Doğum, evlenme veya bayram yardımları buna örnek olarak gösterilebilir.
Bu ayrım, Yargıtay kararlarıyla da netleşmiş olup, her somut olayda ödemenin niteliği ayrıca değerlendirilir.
Asıl ve Giydirilmiş Ücretin Çalışma Hayatındaki Önemi
Asıl ücret ve giydirilmiş ücret kavramları, çalışma hayatında ücret şeffaflığı ve adaletin sağlanması açısından büyük önem taşır. İşçinin gerçek kazancının doğru tespit edilmesi, hak kayıplarının önüne geçer.
İşveren açısından ise bu kavramların doğru uygulanması, ileride doğabilecek işçilik alacakları davalarının önlenmesine yardımcı olur. Yanlış ücret tanımlamaları, ciddi mali yükümlülükler doğurabilir.
4857 sayılı İş Kanunu ve Yargıtay içtihatları, bu ayrımı net bir şekilde ortaya koyarak uygulamada bir standart oluşturmayı amaçlamıştır.
Sonuç olarak asıl ücret ve giydirilmiş ücret kavramlarının doğru anlaşılması, iş hukukunun sağlıklı işlemesi açısından vazgeçilmezdir.



































Yorumlar